MENÜ
Genel Anestezi Nedir?
Ana Sayfa » Sağlık Bilgileri  »  Genel Anestezi Nedir?

Sabri ASLAN
Evde Sağlık Hizmetleri

Genel Anestezi Nedir?

GENEL ANESTEZİ NEDİR?

Başa Dön

Genel anestezi, geçici olarak bilinç kaybı ile birlikte duyu fonksiyonlarının ortadan kalkmasıdır. Halk arasında "narkoz" anestezi ile eşanlamlı olarak kullanılsada, narkoz; tam bilinç kaybı olmadan duyarlılığın ortadan kalkmasıyla oluşan belirgin uyuşma halidir.

 

BAŞKA ANESTEZİ YÖNTEMLERİ VAR MIDIR? 

Başa Dön

Bölgesel anestezi, lokal anestezi ve sedasyon vb anestezi yöntemleri de vardır. 

  

 

ANESTEZİ YÖNTEMİNE NASIL KARAR VERİLİR? 

Başa Dön

Ameliyat kararından sonra, ameliyat türü ve süresi konusunda cerrahınızla görüşen anestezi doktorunuz, durumunuzu değerlendirerek ve sizinle konuşarak anestezi yöntemine karar verir.
Hastanemizde; ameliyat kararı verilen hastalar, anestezi bölümünün polikliniğine yönlendirilerek ameliyat öncesinde anesteziyi uygulayacak anestezi uzman doktoru tarafından değerlendirilmektedir. Hasta ve anestezist arasındaki bu tanışıklık, uygulamanın kalitesini çok arttırmaktadır. Hasta ameliyat ile ilgili kaygılarını dile getirip paylaşırken, anestezi doktoru hastayı tanımakla gerekli tüm önlemleri alarak riski azaltmaktadır. Anestezi doktorunun hastasının gerekli tüm bilgilerine ulaşması, onu tanıması başlı başına bir yaşam güvencesidir. 

 

AMELİYATA GELMEDEN ÖNCE KAÇ SAAT AÇ KALINMALIDIR?

Başa Dön

Yaşa göre değişmekle beraber, erişkin hastalar için anestezi öncesinde en az 6 saatlik açlık döneminin bulunması zorunludur. Bu açlık hali tam bir "oruç" halidir yani katı ve su dahil tüm sıvıların alınmamasıdır. Nedeni ise, genel anestezi uygulamasında ilaçlarla tüm refleksler ortadan kalkacağı için, yutkunma gibi koruyucu reflekslerin kalkmasına bağlı olarak oluşabilecek kusma durumunda mide içeriği ve kusmuk, solunum yollarına ve akciğerlere ulaşabilip yaşamı tehdit edebilir.
Çocuk hastalarda da açlık hali çok önemlidir. Ancak yeni doğan bebeklerden okul çağındaki çocuklara farklılık gösteren ameliyat hazırlığı için mutlaka anestezi doktoruna danışılmalı, onun önerdiği saatler kadar çocuk yakından takip edilerek, tam bir açlık hali sağlanmalıdır. 


 

AMELİYAT İÇİN HASTANEYE GELİRKEN NELER YAPMALIYIM? 

Başa Dön

Ameliyat günü hastanemize gelirken dosyanız ve varsa tetkikleriniz mutlaka yanınızda olmalıdır. Ameliyat öncesi almakta olduğunuz ilaçlar varsa mutlaka yanınızda bulundurunuz. Sağlık karneniz, sigorta kartınız, kimliğiniz gibi belgeleri de yanınıza almayı unutmayınız.
Anestezi doktorunuzun önerdiği şekilde en az 6 saat aç ve sıvısız kalmış olarak, gerekli temizlikleri yapmalısınız.
Ameliyat sırasında özellikle genel anestezi sırasında akciğerlerinize oksijen/gaz vermek için ağzınızdan soluk borunuza bir tüp yerleştirilir. Bu tüpü sabit tutmak için yanaklarınıza ve çenenize flaster yapıştırılacağından, sakal traşınızı olmanız tercih edilen bir durumdur.
Ameliyat sırasında kanamaları azaltmakta kullanılan koter cihazı, metal eşyaların olduğu yerlerde yanıklara neden olabileceğinden ameliyat öncesi vücunuzda metal eşyalar olmamalıdır.
Tırnaklarda kına ve ojenin olmaması da gereken bir durumdur. Çünkü, ameliyat sırasında hastanın yeterli oksijenlenip oksijenlenmediğini gösteren ışıklı mandal benzeri bir cihaz parmağa yerleştirilir. Eğer oje ve kına varsa bu değerlendirme doğru olmaz.
Ameliyathane mikroplardan mümkün olduğunca arındırılmış bir ortamdır. Bu nedenle ameliyathaneye özel bir kıyafetle girilir. Ameliyat olacak hastalarımız odalarına alındıktan sonra ameliyathane kıyafetlerini giyerler. Ameliyathane kıyafetinin altında sadece alt iç çamaşırı kalabilir. Ancak hastalarımız, bu kıyafetle ameliyathaneye geldiklerinde, ameliyathanedeki tüm sağlık personelinin mahremiyetlerine özellikle saygı göstereceklerini de bilmelidirler. Ameliyat sonrası gerekli olabilecek gecelik, pijama, terlik benzeri eşyalarınızı da yanınızda getirmeyi unutmayınız.

 

CESARET İĞNESİ NEDİR? 

Başa Dön

Halk arasında cesaret iğnesi denen premedikasyonun amacı; ameliyata girecek hastanın endişesini, korkusunu azaltmak, bulantı, kusma, kardiyak ritm bozukluklarını önlemek, tükrük ve üst solunum yolu salgılarını azaltmaktır. Premedikasyonun amaçlarına ulaşabilmesi için hastaların ameliyattan 1 gün önce hastaneye yatırılması gerekir. Ancak çoğu kez ameliyat sabahı hastaneye gelebilen hastaların, ameliyat saatinden en az 3 saat önce odalarında olması yararlı olacaktır.
Özellikle çocuk hastalarda premedikasyon çok önemlidir. Anne ve babalarından ayrılmakta zorlanan ve korkan çocuklarımızı sakinleştirip rahatlatmak için ameliyattan en az 2 saat öncesinde hastaneye getirilip ilaç yapılması için gerekli zaman sağlanmalıdır. 

 

ÇOCUKLAR AMELİYATA NASIL HAZIRLANMALIDIR? 

Başa Dön

Çocuğunuz hangi yaşta olursa olsun, hastane ortamı onun için endişe vericidir. Çocuğunuz hastaneye geliş nedeni ve kendisine uygulanacak girişimler hakkında anlayabileceği düzeyde bilgilendirilecektir. Çocuğunuzun doktoru ameliyat olması gerektiğini söylediğinde, neler olacağını tam olarak bilmediğiniz için endişelenmeniz normaldir. Endişeden kurtulmanın en doğru yolu, yeterince bilgi sahibi olmanızdır. Ameliyat hakkında anne-baba ne kadar çok bilgiliyse o kadar çok rahatlayacak güvenleri de çocuğa yansıyacaktır. Basın yayın organlarında duyulan kötü haberler aileyi endişelendiren durumların başındadır. Bu konudaki endişelerinizi paylaşmak ve doğruları öğrenmek çocuğunuza sunacağınız en önemli yardımdır. Çocuğunuzun neden ameliyat olması gerektiğini basit, anlaşılır dille, onu korkutacak ayrıntılara girmeden anlatmak gerekir. Çocuklara asla yalan söylenmemeli, ameliyathanede birlikte olacağı anestezi doktoru ile önceden tanıştırılmalı ve ameliyat sırasında ailenin onun yanında olamayacağı ancak ameliyathanenin kapısında onu bekleyeceği ve onun çağırınca duyulabileceği kadar yakın olunacağı güveni mutlaka çocuğa anlatılmalıdır. Çocuğun en sevdiği oyuncağı da ameliyathaneye girerken yanına verilerek tedirgin hali biraz rahatlatılabilir.
Çocukların aç ve susuz bırakılması çok önemlidir. Ameliyat günü çocuk iyi takip edilmeli yanlışlıkla birşeyler yemesi önlenmelidir. Premedikasyon amacıyla, fitil veya azıcık meyve suyu ile uygulanabilen ilaçların zamanında verilerek etkili olması için çocuğun ameliyat sabahı, ameliyattan en az 2 saat önce hastanede olması şarttır.
Çocukların anestezisindeki bir diğer farklılık çocuğun duyduğu endişe nedeniyle serum takılmasına izin vermemesidir. Ameliyat esnasında serum takılmasını istemeyen çocuklara biraz kötü kokulu bir balon şişireceği söylenirse, ameliyathanede iğne olmayacağını bilen çocuk daha az endişelenecektir. 

 

AMELİYATHANEDE UYUMADAN ÖNCE NELER YAPILACAK? 

Başa Dön

Odasından hemşire nezaretinde sedye veya tekerlekli sandalye ile alınan hasta asansörle ameliyathaneye alınır. Ameliyathanede anestezi uzmanı tarafından karşılanan hasta, ameliyat masasına sırtüstü yatırılarak üzeri örtülür. Kalp grafisini tüm ameliyat boyunca değerlendirmek için göğsüne veya sırtına EKG elektrotları yapıştırılır. Koluna tansiyon aletinin manşonu takılır. Bu alet, ameliyat sırasında sürekli olarak şişip inerek tansiyonunuzu ölçecektir. Kandaki oksijenasyonu takip etmek için parmaklardan birine ışıklı bir mandala benzeyen alet yerleştirilir. Tüm bunlar ameliyat öncesi, ameliyat süresince ve ameliyat sonrasında kalp ve akciğerler hakkında anestezi doktoruna bilgi verecek monitörlerdir. Hastalarımızın bunu bilmesi onların anestezi ile ilgili endişelerini azaltacak ve onlara güven verecektir. Daha sonra hastamıza, ameliyat olacağı bölgeye göre değişebilecek şekilde ancak genellikle el sırtından serum takılır. Bütün anestezi yöntemlerinde buraya kadarki işlemler uygulanır. Eğer genel anestezi verilecekse; serumun içine birtakım ilaçlar verilerek hastamızın uykusu gelir. Hastalarımız başlarının dönmeye başladığını, uykularının geldiğini, ağırlaştıklarını, gözlerinin karardığını ifade etmektedirler.
Sezeryan ameliyatlarında hastanın EKG, tansiyon ve oksijenasyon monitorizasyonu yapıldıktan sonra serumu takılır. Hastaya genel anestezi verilecekse; bebeğe daha az anestezik madde geçişini sağlamak için hastanın karnı tentürdiyot benzeri madde ile silinerek mikroplarından arındırılır, mikropsuz steril örtülerle ameliyat sahası örtülür ve hasta bu işlemlerden sonra serumun içine verilen ilaçlarla uyutulur. 

 

ANESTEZİ ALTINDA UYURKEN NELER OLUYOR? 

Başa Dön

Hastalarımız uyuduktan sonra, verilen ilaçların etkisi ile tüm kasları gevşediğinden akciğerlerine oksijen ve anestezinin devamını sağlayan gazların verilmesi işini anestezi doktoru sağlar. Bunun için bazı durumlarda farklılıklar olmasına rağmen genellikle ağızdan soluk borusuna bir tüp yerleştirilir. Bu tüpün bir ucuda oksijen ve gerekli diğer gazları veren anestezi makinesindedir. Hem anestezi makinesinin ayarlanması ve kontrolü hem de ameliyat sırasında hastamızın kalp, akciğer gibi yaşamsal organlarının durumlarını takibi anestezi doktorunun sorumluluğundadır. Ayrıca anestezi doktoru, ameliyatın seyrini izleyerek anestezi ilaçlarının ne kadar süreyle ve ne miktarda verileceğinin, kanamalı bir ameliyat yapılıyorsa gerekli kan ve serum naklini sağlar. 

 

ANESTEZİDEN NASIL UYANILIR? 

Başa Dön

Uyanma kullanılan anestezik ilacın tipi, ameliyatın süresi ve hastanın özellikleri gibi birçok faktöre bağlıdır. Ameliyat bittiğinde anestezik ilaçlar kesilir, hasta kas gevşetici ilaçların etkinliği ortadan kalktığında ve solunum yeterli olduğunda soluk borusundaki tüp çıkarılır. Hastanın sözlü uyarılara cevabı yeterli olduğunda uyanma odasına alınır. Tamamen uyanana kadar orada, monitorize edilerek izlenir. Yapılan cerrahi işlem ne kadar kısada olsa genel anestezi alan her hasta 24 saat yoğun dikkat ve refleks gerektiren işleri, otomobil kullanmak gibi yapmamalıdır.

 

GENEL ANESTEZİNİN YAN ETKİLERİ NELERDİR? 

Başa Dön

Anestezi sonrası bulantı ve kusma %10, boğaz ağrısı %10, düşük kan basıncı %3, solunum desteği gereksinimi %3, anormal kalp ritmi %1, yüksek tansiyon %1, uzun dönem oryantasyon bozukluğu ve bilinç bulanıklığı %0.5' dir. Anestezi sonrası narkozun atılması kusarak olmaz. Kusma anestezinin istenmeyen fakat en çok görülen yan etkilerinden biridir. Ameliyat sonrası baş ağrısı, üşüme-titreme görülmesi de tamamen doğaldır, zamanla geçecektir. 

 

GENEL ANESTEZİ NE KADAR GÜVENLİDİR? 

Başa Dön

Modern monitörler, daha iyi ilaçlar ve en önemlisi bunları kullanabilecek anestezi uzmanı doktorların varlığı anesteziyi daha güvenilir hale getirmektedir. Anestezi uzmanları; uzmanlık sınavında başarılı olup, en az 4 yıllık eğitim gören doktorlardır. Türkiye' de anestezi uzmanını bulunmadığı yerlerde anestezi, Anestezi Teknisyenleri tarafından verilmektedir. Anestezi Teknisyenleri lise sonrası 2 yıllık Sağlık Meslek Yüksekokulu Anestezi bölümünden mezun olmuş kişilerdir. Tıp eğitimi almamış kişiler tarafından anestezi uygulanması çeşitli sakıncalarıda beraberinde getirir.
Ameliyat için anestezi alan bir hasta huzur içinde uyurken, tüm ameliyat boyunca hastasının sağlığını herşeyden üstün tutan uzman bir anestezistin hastasının her nefes alışını, her kalp atışını incelediğinin bilinmesi hasta açısından bir yaşam güvencesidir. 

 

GENEL ANESTEZİYİ DAHA GÜVENİLİR KILMANIN YOLLARI NELERDİR? 

Başa Dön

Hastalarımızın genel anesteziye bağlı riskleri en aza indirmek için yapabilecekleri önemli şeyler vardır:
1. Ameliyat öncesi ameliyatına girecek olan anestezi uzman doktoru ile görüşerek muayene olmak, doktorunun gerekli gördüğü tetkikleri zamanında yaptırarak kendisine ulaştırmak.
2. Sigarayı bırakmak: Sigara ameliyat sonrası solunum problemlerinin nedeni olarak gösterilmektedir. Hasta sigarayı bıraktığında akciğerlerdeki düzelmenin başlaması 1 hafta ile 6 ayı bulabilmektedir. Bu nedenle hiç olmazsa en az 1 hafta öncesinde hiç sigara içmemelidir.
3. Şişmanlık: Şişman hastalarda ameliyat sonrası problemler daha sık görülmektedir.
4. Midenin boş olması: En az 6 saat açlık ve susuzluk hali çok önemlidir.
5. İleri yaş, enfeksiyonlar, ağır kansızlık, karaciğer, kalp, böbrek, solunum hastalıklarının varlığı anestezi riskini arttırır. 

 

AŞIRI NARKOZ DİYE BİR ŞEY VAR MI? 

Başa Dön

Aşırı narkoz basın yayın organlarındaki kötü haberlerde kullanılan bir deyimdir. Anestezi uzmanları hastalarına belli miktarda ilacı monitörlerle izleyerek veren tıp eğitimi almış doktorlardır. Aşırı narkoz diye bir şey yoktur. Ancak çok nadir durumlarda, kullanılan anestezik ilaçlara karşı allerjik reaksiyonlar gelişebilir. Bazı kişilerde anestezide kullanılan bazı ilaçları doğuştan olarak vücuttan uzaklaştıran mekanizma eksik olabilir. Böyle kişiler verilen ilaçları vücutlarından atamadıkları için geç uyanabilirler. Ancak gelişen teknoloji ile bu mekanizma ameliyat öncesi kan testi ile değerlendirilebilmektedir. Biz de hastanemizde bu testi hastalarımıza yapmaktayız. 

 

İKİ GENEL ANESTEZİ UYGULAMASI ARASINDAKİ SÜRE NE OLMALIDIR? 

Başa Dön

Bazen farklı cerrahi girişimler için hastalarımız kısa aralıklarla ameliyata ve genel anesteziye maruz kalabilmektedir. Acil bir cerrahi girişim gerekmedikçe iki genel anestezi arasındaki süre en az 3 ay olmalıdır. 

 

YENİ ENFARKTÜS ( KALP KRİZİ ) GEÇİREN HASTA
NE ZAMAN AMELİYAT OLABİLİR? 

Başa Dön

Geçirilmiş kalp krizi sonrası normal koşullarda planlanan bir ameliyat için en az 6 ay sürenin beklenmesi uygun olacaktır. Artmış anestezi riski ile çok acil cerrahi girişimlerde bu süre beklenmez. 


 

KALP AMELİYATI ( BYPASS ) OLAN HASTALAR ANESTEZİ ALABİLİR Mİ? 

Başa Dön

Bypass olan hastalarımız herhangi sorunla başka bir ameliyata maruz kalabilirler. Burada önemli olan bypass sonrası geçen süre değil kalbin fonksiyonel gücüdür. Bu nedenle, bypass sonrası cerrahi ve anestezi riski, yapılmış kalp ameliyatının başarısına ve kalbin fonksiyonel gücüne bağlı olarak değişir. 

 

BELDEN AŞAĞISINI UYUŞTURMAK YA DA BELDEN İĞNE İLE ANESTEZİ NE DEMEKTİR? 

Başa Dön

Özel bazı ameliyatlarda belin belli bölgesinden kemik aralığına girilerek ilaç verilir. Epidural anestezi genellikle bel bölgesinden iğne ile ince bir kateterin yerleştirildiği ve uzun süre ile anestezi ve ağrı kesmenin sağlandığı bir anestezi yöntemi iken, spinal anestezi; yine bel bölgesinden iğne ile sadece ilacın verildiği, nispeten kısa etkili olan, kateterin olmadığı bir anestezi yöntemidir. Her iki yöntemde ön hazırlık gerektiren, uygulandıktan sonra etkinin başlaması için bir sürenin geçmesi gereken ve ameliyat süresince hastanın bilinç kaybının olmadığı ancak ağrı duymasının önlendiği bölgesel anestezi yöntemleridir. Özellikle sezeryan ameliyatlarında bebek üzerine etkisinin daha iyi olması nedeni ile çoğu kez tercih edilmektedirler. Yine alt ekstremite dediğimiz ayak, bacak, kalça cerrahilerinde, varis ameliyatlarında; alt karın ameliyatlarında ( fıtık, hemoroid, varikosel vb.) tercih edilebilir yöntemlerdir. Ancak anestezi yöntemine anestezi uzmanın cerrah ve hastası ile konuşarak karar vereceği, bölgesel anestezi planlanan hastaların anestezide başarısızlık durumunda genel
anesteziye dönülebileceği unutulmamalıdır.

Oturur pozisyon Kateterin takılması Epidural kateter

 

AMELİYAT SONRASI AĞRI KONTROLÜ İÇİN NELER YAPILABİLİR? 

Başa Dön

Ameliyat sonrası ağrı tedavisi bilimsel olarak anestezi uzmanının sorumluluğunda olmalıdır. Ancak bazı cerrahlar ağrı tedavisini, hastanın ağrısı oldukça ilaç vererek ve ya belli saatlerde belli miktarda ilacın verilmesini hemşirelere ileterek yapmaktadır. Hastalarımızın ağrı kesicilerin etkisinin geçmeye başladığı dönemlerde şiddetli ağrı duyması, sık ağrı kesicilere bağlı istenmeyen yan etkilerin olması ve fazla miktarda ilaç tüketerek geç ayağa kalkma ve hastaneden geç taburcu olma durumlarını önlemek için tüm dünyada yeni bir tedavi şekli olan PCA ( HASTA KONTROLLÜ AĞRI KESME ) 'i hastanemizde de uygulamaktayız. Anestezi uzmanı, özel bir ağrı pompası cihazı gerektiren bu tedavi yönteminde, hastanın kilosuna, ağrı şiddetine, ameliyat bölgesine bağlı olarak bilgisayar gibi cihazı programlar. Ancak hastamızın ağrısı arttıkça, cihazdaki pompaya basarak, yine anestezi uzmanının planladığı miktarda ilacın kendisine gitmesini sağlama şansı vardır. Bu cihazların planlanandan fazla miktarda ilaç verme şansı yoktur. Kilit mekanizmasının varlığı ise hastamızın yanlışlıkla ya da sıkça basması durumunda da fazla ilaç gitmesini önleyicidir. Hastalarımızn sürekli konforlu, ağrısız ve huzurlu bir ameliyat sonrası döneme ihtiyacı vardır. PCA; sürekli ağrısızlık, kısa zamanda eski fonksiyonlarına kavuşma, hastaneden çıkış süresini kısaltma sağlayan bir yöntemdir. Ayrıca ağrısız doğum yönteminde, kanser gibi kronik ağrıların ani artışlarında, yanık ağrısında da kullanılabilen konforlu bir ağrı kesme yöntemidir.

 

ANESTEZİSTLER AMELİYATHANE DIŞINDA DA ÇALIŞIRLAR MI? 

Başa Dön

Anestezi uzmanları uzmanlık eğitimlerinde aynı zamanda yoğun bakım uzmanlığı da alırlar. Reanimasyon denilen yoğun bakım ünitelerinde, her türlü zehirlenmeler, ciddi intihar girişimleri, trafik kazaları, travmalar, organların çalışmasını engelleyen ağır hastalıkları, sinir-kas hastalıkları, ağır enfeksiyonlar vb. gibi son derece önemli hastalıklar anestezi uzmanları tarafından tedavi edilmektedir.
Ağrı tedavi üniteleri de anestezi uzmanlarının sorumluluğundadır. Uzun süre ağrı çeken kişilerde ev ve iş hayatının etkilenmesi ile genel durumlarının giderek bozulması, organlarının etkilenmesi mutlak tedavi edilmelerini gerektirir. Bu konularda da anestezi uzmanlarına danışmalıdırlar.
Ağrısız doğumda, anneye ağrı çektirmeden, yorgun düşürmeden, o anı yaşayarak doğum yaptırtabilmek de anestezi uzmanının yardımıyla mümkün olabilir. Ağrısız doğum düşünen anne adaylarının anestezi uzmanına danışmaları gereklidir. 


AMELİYAT İÇİN KORKULU GÜNLER GEÇİRMEKTENSE ENDİŞE VE BEKLENTİLERİNİZİ, SORU VE SORUNLARINIZI AMELİYAT ÖNCESİ MUTLAKA ANESTEZİ DOKTORUNUZLA TANIŞARAK PAYLAŞINIZ...

UNUTMAYINIZ,
ANESTEZİ KORKUNUZ DEĞİL GÜVEN KAYNAĞINIZ OLMALIDIR!..