DEZENFEKSİYON:
Hastalık yapan mikroorganizmaları öldürme veya üremesini durdurma işlemidir. Dezenfeksiyon için kullanılan maddelere dezenfektan denir. İnfeksiyon hastalıkları söz konusu olduğunda dezenfeksiyon,antisepsi ve sterilizasyon çok büyük önem taşır.
Dezenfeksiyon yalnız cansız cisimlere uygulanan işlemleri kapsamak üzere kullanımını sınırlamak tercih edilmektedir. Dezenfeksiyon tıpta patojen mikroorganizmaların tahribini,besin endüstrisinde bozulmaya neden olan mikroorganizmaların öldürülmesini, suyun temizlenmesinde ise sudan kaynaklanan infeksiyon etkenlerin yok edilmesini ifade eder.
En iyi dezenfeksiyon mikroorganizmaların vejetatif şekilleri kadar sporlarını ve virüsleri de tahrip eden işlemdir. Antibiyotiklerin fazla miktarda ve başarılı ile infeksiyon hastalıklarına karşı kullanılması sonucu 1950 li yıllarda artık infeksiyon hastalıklarının tamamen ortadan kaldırılacağı ve mikrobiyolojinin fazla öneminin kalmayacağını ileri sürenler bile olmuştur.zaman bu fikirlerin hatalı olduğunu göstermiştir.Kemoterapötiklerin fazla miktarda kullanılması ve aşılama gibi alınan diğer tedbirler eskiden salgınlar yapan bazı infeksiyon hastalıklarını azaltmıştır. Buna karşın potansiyel patojen mikroorganizmalarla,özellikle bunların fazla kullanılan antibiyotiklere dirençli olanları ile infeksiyonlar artmıştır.
Bu infeksiyonların bir kısmı hastane infeksiyonu = nozokomiyal infeksiyon şeklinde görülmektedir.Bu artmada çok önemli bir sebep sterilizasyon,antisepsi ve dezenfeksiyona yeterince önem verilmemesidir. Eğitimde,öğretimde ve uygulamada sterilizasyon, antisepsi ve dezenfeksiyona gereken önem mutlaka verilmelidir. İşlemlerin ne şekilde yapıldığı öğretildikten sonra sorumlular sık sık kontrol edilmeli ve hatalı uygulamalar düzeltilmelidir. Hastalığın seyri sırasında çıkartıların ve infeksiyöz maddelerin derhal dezenfeksiyonu ve uygun şekilde yok edilmesi ile infeksiyonun başkalarına bulaşması önlenir.Terminal (son) dezenfeksiyon, infeksiyöz hastalıkta hastanın iyileşmesi veya ölümünden sonra infeksiyöz etkenlerin tahribi ve dezenfeksiyonu şarttır.
DEZENFEKTAN MADDE
Patojen mikroorganizmaları ve çok dirençli olmayan diğer mikroorganizmaları tahrip eden veya virusları inaktive eden kimyasal maddelerdir.Dezenfeksiyon işlemi sterilizasyon değildir. Dezenfektan maddeler infeksiyonun bulaşmasını önlemek amacı ile eşyaların, aletlerin, hasta odalarının, İnfeksiyon, etkenini yok etmek maksadı ile yapılır, ve dezenfeksiyon işlemi cansız eşyaya uygulanır.
Bir dezenfektanın öldürücü etkisi mikroorganizmaların proteinleri ile reaksiyon verme yeteneğine bağlıdır. Bu nedenle proteinleri pıhtılaştıran, çöktüren veya başka şekillerde denatüre eden etkenler genel dezenfektan olarak etki gösterirler. Fiziksel etkenlerden ısı, çeşitli ışınlar, kimyasal maddelerden fenoller, alkoller, asitler, halojen veren maddeler ve ağır metallerin tuzları bu etkenler arasında sayılabilir.
Dezenfektan maddenin öldürücü etkisi bazı kelimelerin sonuna ''sit'' eki getirilerek bakteresit,fungusit, virusit, şeklinde belirtilmektedir. Bütün dezenfektanlarda genel olarak görülen bir durum,düşük konsantrasyonlarda öldürücü etkilerinin azalarak yerini üremeyi önleyici etkiye bırakmasıdır. Üremeyi durdurucu etki bazı kelimelerin sonuna ''statik'' eki getirilerek bateriostatik,fungostatik,şeklinde belirlenir. Öldürücü ve üremeyi durdurucu etkilerin mekanizması birbirinden oldukca farklıdır; fakat üremeyi önleyici etki daha devamlıdır.Çünki dezenfektanın etkisi azaldığında öldürücü etki gösteremese de üremeyi önleyici etki sürebilir. Öldürücü etki hakim olduğunda üremeyi önleyici etki vardır.
Bir dezenfektan solusyonda olması gerekli ve aranılan özellikler;
Kan,irin, dışkı,gibi organik çıkartıların bulunduğu ortamda etkisini göstermeli.
Kısa sürede en dayanıklı mikroorganizmaları etkilemelidir.
Çözücüde kolay erimelidir.
Etkisi canlı dokuya az, mikroorganizmalara çok olmalıdır.
Malzemeyi bozmamalıdır.
Kokusu hoş olmalıdır.
Ekonomik olmalıdır.
Sabunlu ortamda etkisini yitirmemelidir.
DEZENFEKTAN MADDELERİN GENEL KULLANIM ÖZELLİKLERİ
Genel olarak bir dezenfektan, özellikle çok güçlü ve geniş spektrumlu olmalıdır. Bakteriler, sporlar, virüsler, mantar ve amipler üzerinde de etkili olmalıdır. Etkisi hemen başlamalı ve olduğunca uzun sürmelidir.
Normal ve patolojik sıvılarda olduğu gibi herhangi bir karışımda, örneğin sabunlu ve değişik yapıda olabilecek kimyasal bir ortamda etkinliğini yitirmemelidir. Bir dezenfektandan en olumlu etkiyi elde etmek için olabildiğince yüksek yoğunlukta kullanmak yanılgıya yol açar. Dezenfektanların hangi mikroorganizmaya etki etmesi isteniyor ise o mikroorganizmanın dezenfektandan etkilenme tavsiyelerini gözönünde tutmak gerekir. bunun için kullanıcının konuyu çok iyi bilmesi gerekir. Dezenfekte edilecek materiyalin özelliğinden dolayı her dezenfektan her alanda uygulanamaz.Mesela enzim çözücü olarak kullanılan (cerrahi aletlerin ) dezenfektanı, ıslak sterilizasyonda yani endeskopik aletlerde kullanmaya kalktığımızda istediğimiz sonucu alamadığımız gibi aletlere de zarar vermiş oluruz.
Bunun için dezenfektanı kullananın dikkatli olması gerekir. Günümüzde dezenfektanların etki süreleri ve etki güçleri oldukça yüksektir. İyi bir dezenfektandan beklenen; mikroorganizmanın dezenfektan ile karşılaşması durumunda en kısa zamanda etkisini göstermesi ve bu etki süresinin olduğunca uzun olmasıdır. Yani uygulama yapıldıktan sonrada etkisinin uygulama alanında devam etmesidir.
Kullanım konsantrasyonunun doğru uygulanması gerekir. Bunun için prospektüslerin iyi okunması , istenen sonuçların alınması için en iyi yoldur. Yahut üreticilerden yeterli bilgi alınana kadar eğitim, uygulama, bilgi isteme gibi bilgi hattının oluşmasını sağlamak gerekir. bunun için kullanıcıların talepkar olması en doğru yoldur. Zira üretici bu konuda nekadar yada nereye kadar sorularının cevabını bulmakta zorlanabilir.
Bakterisit veya baktereostatik maddelerin etkisi birçok faktörle tayin edilir. Bunlardan en önemli olan iki tanesi konsantrasyon ve temas süresidir. Bakterisit etki bir anda olmaz, bu nedenle dezenfektan ile kısa temas sadece bakteriyostatik etki sağladığı halde daha uzun süre temas bakterisit etki sağlar. Dezenfektanla ilk temas zamanı ile ölüm arasında İNHİBİSYON periyodu vardır.İnhibisyona duyarlılık ile ölüme duyarlılık birbirinden ayırt edilemez.
DEZENFEKSİYONDA DİKKAT EDİLECEK İLKELER
Dezenfekte edilecek malzemelerin ön temizliği gerekir ise, yapılmalıdır.
Solusyon içinde yeterli süre kalmasına riayet edilmeli.
Parçalanabilir aletler parçalarından ayrılarak solusyona,düzgün şekilde yerleştirilmeli.
Solusyon aletlerin üzerini tam olarak örtmeli.
Solüsyon uygun konsantrasyonda olmalı.
Hazırlanan solusyonun kullanım süresine dikkat etmeli.
KİMYASAL DEZENFEKTANLAR
Dezenfektan maddeler eşyaya ve diğer maddelere zarar vermeyecek oranda seyreltiğinde bakterilerin vejetatif şekillerini ve bir çoğunun spor şekillerini öldürürler. dezenfektan ve antiseptik maddeler
A- Organik bileşikler
B- Anorganik bileşikler olmak üzere ikiye ayrılır.
ORGANİK BİLEŞİKLER
Fenol ve Alkoller dezenfektanların en önemli grubunu oluştururlar ve çok kullanılırlar. Genel amaçlarla kullanımları yanında cerrahi ve jinekolejide de birçok uygulanma alanları vardır.
Tuzlar
İnorganik tuzların ve metal iyonlarının bakterilere etkileri iki şekilde oluşmaktadır. Düşük konsantrasyonda üremeyi artırdıkları halde yüksek konsantrasyonda üremeyi durdururlar.En aktif olan ağır madenler ve tuzlar bakır,gümüş civa dır.
Oksidan maddeler
Hidrojen peroksit,potasyum permenganat,çözeltileri dezenfektan olarak kullanılmaktadır. Hypoklorik asidin organik ve anorganik tuzlarıda dezenfektan olarak kullanılır.Klor brom ve iyot germisit maddelerdir.
Kreçli maddeler
Deterjanlar:
Deterjanlar yüzey aktif maddeleridir,üç gruba ayrılırlar. Sabunlar: Antimikrobik etkileri sınırlı olup Antiseptik ve dezenfektanlar kadar etkili değillerdir. Deri üzerindeki mikroorganizmaların bulunduğu lipoit salgının mekanik uzaklaştırılmasını sağlarlar.Böylece sabun ile yıkamak suretiyle deri üzerindeki bakteri sayısında önemli miktarda düşme olur.
ALDEHİTLER:
Aldehitlerin pek çoğu germisit etki göstermesine karşılık pratikte en çok kullanılanları formaldehit ve gluteraldehittir.
FORMALDEHİT:
Formaldehit gaz halindedir.bakteri, mantar,ve viruslere karşı etkilidir, ancak etki için uzun bir süre teması gerektirir.Örneğin %0.5 yoğunluktaki formaldehitin bakterilerin vejetatif şekillerini öldürmesi için 4 - 12 saat sporları öldürmesi için 2-4 gün gerekir. Germisit olarak genellikle % 2-8 yoğunlukta ve özellikle cansız eşyanın sterilizasyonu için kullanılır.Uzun süreli yerel uygulamada ekzemalı dermatitlere neden olabilir. toksik olduğundan kullanımda son derece dikkatli olunmalıdır.
GLUTERALDEHİT:
Gluteraldehit virüsler ve bakteri sporları da dahil olarak tüm mikroorganizmalara formaldehitten daha güçlü etki eder. Yer, yüzey, alet dezenfeksiyonunda güvenle kullanılabilinir.
Yüzey aktif maddeler
Yüzey aktif maddeler denilen bileşikler yüzeyler arasındaki enerji ilişkilerini değiştirebilen maddelerdir. Yüzey aktif maddeler bir veya birden fazla hidrofobik kimyasal gurupların dengelenmesinden oluşur. Bu bileşikler katyonik yüzey aktif bileşiklerdir. Gram pozitif Gram negatif geniş bir bakteri grubu yanında mantar ve virüslerede etki ederler.
AMELİYATHANENİN VE ALETLERİNİN STERİLİZASYONU
Modern cerrahide gelinen nokta büyük ölçüde asepsi ve antisepsi yöntemlerinin geliştirilmesine ve bu yöntemlerin ameliyathane koşullarına uygulanmasına borçluyuz. Ama yinede cerrahi infeksiyon sorununu tümüyle otadan kaldırılabilmiş değildir. Transplantasyonlardan ya da yapay gereçlerin kullanımından sonra cerrahi infeksiyon, sonuçları, ''felaket'' haline dönüştürebilmektedir.Günlük yapılan rutin ameliyatlardan sonra infeksiyon,görülüyor ise, en hafif ifade ile, standart önlemlere rağmen, bir cerrahi infeksiyon ile karşılaşıldığında bunun kaynağının ne olduğu, yaraya nasıl ulaştığı sorularına cevap bulmaya uğraşılmalıdır.
Ameliyathanede meydana gelecek bulaşmaya neden olan başlıca etkenler:
1- Hastanın kendisi.
2- Ameliyat esnasında kullanılan araçlar.
3- Ameliyat ekibi ve ameliyathane personeli.
Hastane dışından ameliyathaneye getirilen havanın temiz olması sağlanmalıdır. Ameliyathaneye hastanenin başka bölümlerinden kontamine hava gireşi önlenmelidir. Ameliyathane içinden kaynaklanan hava kontaminasyonu temizlenmelidir. Dış hava pek az bakteri taşır, patojen olan mikroorganizmaların sayısı azdır. Ancak yere yakın kesimlerde yükseklere oranla mikroorganizmaların sayısı artar. Bu nedenle de havalandırma giriş bacalarının çatıda olması istenir. Bu sistemde filtreler mevcuttur. Birinci kademedeki filtre bakterileri tutar. Patojen bakteri taşıyan zerreciklerin ortalama çapı, 10-12 mikron olduğundan ikinci kademedeki filtrenin 5 mikron üstündeki partikülleri tutması yeterli emniyeti sağlayacaktır. Daha küçük çaptaki süzmeler için elektrostatik çöktürme filtreleri kullanılır.
İlke olarak ameliyathaneye hastanenin diğer bölümlerinden örneğin koğuşlardan, asansör ve merdiven boşluklarından kirli hava akımı olmamalıdır. Akım temiz kesimlerden daha kirli alanlara doğru yönlendirilmelidir. Bunun içinde sürekli hava değişimi ile pozitif basınç sağlanması, ameliyathane dışında da havanın kontrollü çıkış kapaklarından atılmasıyla daha düşük basınç alanı sağlanması, amaçlanan farklı ve uygun hava akımını meydana getirir.
Ameliyathanede gereksiz konuşma alışkanlığından vaz geçilmelidir. Ameliyathane hijyeni bakımından en önemli nokta ameliyattan evvel ve ameliyat esnasında personelin ameliyathane bölümündeki odalar arasındaki minimum gidiş gelişidir. Denemeler göstermiştir ki hareketler havanın ve dolayısıyla hava içindeki partikül ve mikropların hareketine imkan verir. İnfeksiyonlara mani olmak için ameliyat hazırlıkları ve trafiği, çok iyi hesaplanmış ve düzenlenmiş olmalıdır.
Pürüzlü yüzeyler daha kolay toz tuttuğundan ameliyathanede yüzeyler muhakkak pürüzsüz ve cilalı maddelerden yapılmış veya böyle bir madde ile kaplanmış olmalıdır.
Temas ile bulaşma:
Cerrahi ekip elemanlarından biri veya birkaçı, hasta tarafından doğrudan temas ile bulştırılmış olabilir.Ayrıca cerrahın, yetersiz temizlenmiş eli, derisi ve delik ameliyat eldivenleri bu tip bulaşmaya neden olmaktadır. Cerrahın cildinde ufak bir septik lezyonun hastada büyük bir yara infeksiyonuna yol açtığı görülmüştür. Burundaki, perinedeki lezyonlardan streptekok veya stefilekokların, ellere daha sonra da başka kişilere bulaşması olasıdır.Bu bakımdan infekte personel kesinlikle ameliyathaneye sokulmamalıdır.
Taşıyıcılar:
Ameliyathane personeli veya hastanın kendisi taşıyıcı olabilir. Derisinde ve burun boşluklarında. koagülaz(+) stafilokok taşıyan hastalarda cerrahi girişimden sonra infeksiyon, bu ajanları taşımıyanlara oranla fazladır. Bu kişiler hastanelerin stafilokok depolarıdır, tedavi edilmedikleri koşulda hem kendileri hemde cerrahi girişim adayları için potansiyel tehlikedir. Ameliyat alanı çok iyi temizlenmelidir. Ellerin temizlenmesinden daha az özen gösterilmiş bir ameliyat alan temizliği, deri yüzeyindeki mikroorganizmaların kesi hattından derinlere doğru yayılmasına yol açar.
Septik girişimlerden sonra ameliyathane temizlenmeden ikinci bir ameliyata başlanmamalıdır. Ameliyat asnasında içi boş organların açılması, infeksiyon olasılığını artırmaktadır. Bu organların girişimden önce infekte olmaları cerrahi infeksiyon riskini dahada çok artırmaktadır. Ameliyat öncesi dönemde bu hastalar çevredeki hastalardan ayrılmalı ve girişim esnasında ise açılan organ içeriğinin civar dokulara bulaşmasını önleyecek bir cerrahi teknik uygulanmalıdır.
Gereksiz antibiyotik tedavisinden kaçınılmalıdır. Gereçlerin sterilizasyon yöntemleri sürekli kontrol edilmelidir. Sterilizasyon derecesi diye bir kavram yoktur. Gereçler ya sterildir yada kontaminedir. Ameliyat sonrası dönemde infeksiyon oluşmasına yol açan mikrooganizmaların en önemli kaynağı hatanın kendisidir. İkinci önemli kaynak ameliyathane personelidir. Havadaki mikrooganizmalara bağlı infeksiyon çok sık rastlanan bir olay değildir.
HAZIRLAYAN.
Sabri ASLAN
